| | Üretsiz Blog oluştur

gülçin

İstediğin beni hapsetmekse aklından geçirme Biliyorum ben kimim ben neyim Çok güvenme kendine Unutma sakın hatırla Hayat bir eğlence Tadına bak kendince Kalk bak şarkıları hisset Danset hopla melodiyi keşfet Ayak uydur kapıl ritme kendince Hayat sen ne istersen söyle Işığını yak,güzelsin böyle Gözünü kapat kapıl ritme kendince Kendin olmak istiyorsan hiç bakma geriye Başka söze aldanma güzelsin unutma İçinden ne gelirse hayatın ellerinde Ne derlerse desinler herşey senin önünde Kalk bak şarkıları hisset Danset hopla melodiyi keşfet Ayak uydur kapıl ritme kendince Hayat sen ne istersen söyle Işığını yak,güzelsin böyle Gözünü kapat kapıl ritme kendince Sakın utanma kendinden Kendine iyi bak Sakın kaybetme sesini Dinle kendini Sadece güzelliğin değil Kendini gör tırnaklan Hem güçlü hem cesursun Hayatın elinde Kalk bak şarkıları hisset Danset hopla melodiyi keşfet Ayak uydur kapıl ritme kendince Hayat sen ne istersen söyle Işığını yak,güzelsin böyle Gözünü kapat kapıl ritme kendince

BU FOTOĞRAFLAR MAZİDE KALDI!

  Sonraki resim için tıklayın >>  
Hepsi grubundan evlenip Dubai'ye yerleşeceği için ayrıldığı konuşulan Gülçin Ergül, düzenlediği basın toplantısında asıl problemin para olduğunu söyledi.
  Sonraki resim için tıklayın >>  
Bu açıklamaya yanıt ise grubun menajeri şebnem Kemer'ten geldi: “Amacı albüm, para bahane!”
  Sonraki resim için tıklayın >>  
Para problemlerinin ne benimle, ne de grup üyeleriyle alakası var. Bu tamamen müzik şirketiyle ilgili” diyen şebnem Kemer, yaşananların kendisini çok şaşırttığını belirtti. Gülçin'in “Ben çok aşık oldum arkadaşlar. Dubai'ye gidip bir deneyeceğim.
  Sonraki resim için tıklayın >>  
Bakalım yapabilecek miyim, yapamayacak mıyım” diyerek gruptan ayrıldığını anlatan Kemer, sözlerine şöyle devam etti: “şirketten de bu şekilde izin alıp gitti. Kızların çocukluk arkadaşı aşık olmuş. Böyle bir şeye hayır mı diyecektik?”
  Sonraki resim için tıklayın >>  
Kemer, kendilerinin bu açıklamayı kabul ettiklerini, ama çok geçmeden Gülçin'in solo albüm hazırlığına başladığını duyduklarını anlattı: “Biz Gülçin'in Dubai'ye gittiğini düşünüyorduk. Derken insanlar telefon açıp ‘Gülçin albüm yapıyormuş' demeye başladı.
  Sonraki resim için tıklayın >>  
Onlara ‘Gülçin burada bile değil, Dubai'de' dedik. Fakat söylenenler sanırım doğru çıktı. Kızlar büyük bir haksızlığa uğradı.”
 
  Sonraki resim için tıklayın >>  
Şebnem Kemer, aynı zamanda Hepsi üyelerinden Cemre'nin de annesi...

Gülçin’in böyle bir şey yapmasına ne kadar üzüldüm bilemezsiniz.Gerçekten kötü bir durum.Dubai’deyim deyip albüm çıkartması bence çok yanlış.Bu haberi  http://fotogaleri.haberler.com/bu-fotograflar-mazide-kaldi/ adlı yerden aldım.Ama o sitede Şebnem Kemer’e Şebnem Özberk demişlerdi.Değiştirdim.

GÜLÇİN EVLENİYOR MU?

GÜLÇİN EVLENİYOR MU?

Gülçin Ergül,yasemin Yürük,Eren Bakıcı ve Cemre kemer'den oluşan ''HEPSİ''adlı müzik grubu hakkında uzun süredir dağıldıklarına dair söylettiler çıkıyordu.Grup üyeleri''Bu iddalara sadece gülüyoruz.''''''derken menejerleri''Onlar toplama bir grup değil ki dağılsın''diyerek haberleri yalanlamıştı.Ancak grup üyelerinden Gülçin Ergül evlenmeye karkar verince hepsi herçekten dağıldı.Gülçin'in Dubai'de balayında olduğu,grubun 1 şubat Bostancı gösteri merkezine 3 kişi katılacağını açıkladı.Grup basın danışmanı''Gülçin özel sebepler yüzünden yurt dışında''dedi.ERGÜL daha önceki röpörtajda ''Bazı evli çiftleri sevgi adında dürüstlüklerini kaybetmiş insanlar olarak görüyorum.Bu yüzden evlenmeyi düşünmüyorum''demişti.

GRUP HEPSİ KELEBEK RÖPORTAJI

Üçüncü albümleri “Hepsi Şaka”yı tamamlayan Hepsi kızları, Kelebek'e şaşırtıcı bir itirafta bulundu: "Özel hayatımız yok. Bizim düzenimize ayak uyduracak bir erkekle karşılaşamadık daha! Olan da zaten durmuyor, gidiyor."

Hepsi kızları, sevenlerinin karşısına üçüncü albümleri "Hepsi Şaka" ile çıkmaya hazırlanıyor. MFÖ’nün "Sakın Gelme", Sezen Aksu’nun "Onu Alma Beni Al", Bülent Ortaçgil’in "Beni Kategorize Etme", Mirkelam’ın "Tavla" gibi şarkılarını yeniden yorumlayan Hepsi kızlarına bir de Kenan Doğulu’dan "Dört Peynirli Pizza" şarkısı gelmiş. Rakiplerinin olmadığını söyleyen grup üyeleri, kendilerine işlerinden dolayı dayanabilecek erkek olmadığını söylüyorlar.

n Kaçıncı albüm olacak bu?

- Eren: Tam iki senede hazırlandık ve üçüncü albümümüzle döndük.

n Bu albümün, öncekilerden farkı var mı?

- Eren: Çok farkı var. Öncekiler "Hepsi 1" ve "Hepsi 2"ydi. Bunun adı bile farklı: "Şaka"! Şarkı sözlerinden dolayı bu adı verdik.

n Çok neşeli müzikler mi, yoksa komik sözler mi var? Neden "Şaka"?

- Yasemin: Şarkı sözleri, şakayla karışık bazı şeyleri ima ediyor. Biz de gayet teatral ve komik bir biçimde okuduk parçaları.

- Eren: Önceki albümlerde R&B tarzını kullanıyorduk. Bu albümü pop ağırlıklı yaptık. Biraz da elektronik müzik var. Bu arada daha da olgunlaştık tabii. Hepimiz çok geliştik. Bunun müziğimize de etkisi var.

- Gülçin: Cover parçalar kullandık. Sadece bir tane yeni parçamız var.

n Cover parçaların başarısı garanti midir? Neden yeni parçalar değil de, önceden söylenmiş parçalar?

- Eren: Bu parçalar bizim yıllardır, hep aklımızda olan ve en sevdiğimiz parçalardı.

- Cemre: Aslında biz bu albümü bir ara albüm olarak düşündük. "İki buçukuncu albümümüz" diyebiliriz!

- Eren: Parçaları oldukça değiştirdik. Eski hallerine benzemiyorlar artık. Bir de bu şarkılar çocukluğumuzun parçaları. Bu parçaların en güzel halleri zamanında yapılmış zaten. Biz sadece yorumumuzu kattık. Seçtiğimiz parçalar dönemlerinin en sevilen şarkıları. "Biz ilk söyleyen şarkıcılardan daha iyiyiz" gibi bir şeyle de çıkmıyoruz ortaya. Bir iddia için yapmadık bu albümü.

- Cemre: Evet bir iddia için yapmadık. Ama albüm çalışmaları bittiği zaman isimlere baktım, albümün kapağına baktım. "Şaka maka derken, güzel bir şey yapmışız biz" diye düşünmeden de edemedim.

n Her şey ne kadar şaka da olsa, cover yaptığınız için eleştiri oklarıyla karşı karşıya kalacağınızı biliyorsunuz değil mi?

- Cemre: Dilin kemiği yok. Eleştirmek istedikten sonra her şeyi eleştirebilirsiniz. Bir konu hakkında bilgi sahibi olan ya da olmayan herkes zaten konuşuyor. Biz şuna dikkat ediyoruz: Kimin eleştirisinden bize yararlı bir şey çıkar, kim sadece laf olsun diye konuşmuş... Kimi dikkate alıp, almayacağımıza karar verecek kadar kafamız çalışıyor!

n "Hepsi 1" adındaki dizi filminiz devam ediyor. "Bundan böyle şarkıcılığın yanı sıra oyunculuk da yaparım" duygusu geldi mi üstünüze?

- Gülçin: Pek bilmediğimiz bir şeydi oyunculuk. Ama her bölümde daha da çok ısınıp, alışıyoruz.

- Yasemin: Gülçin’in dediği gibi zamanla alıştık oyunculuğa. Hiç kolay olmadı baştan.

- Cemre: Üstelik "Oyunculuk yapıyoruz" diyecek kadar oyunculuk yapmıyoruz.

- Gülçin: Oyunculuk bizim için yan iş. Şarkı söylüyoruz, dans ediyoruz... "Hepsi bir bütün" diye düşünüyoruz. Mesela müzikal yapmayı çok istiyoruz. Ama sadece oyunculuk yapmak gibi bir niyetimiz yok.

İŞ ARKADAŞI GİBİ DEĞİLİZ

n Hepiniz çocukluktan beri arkadaşsınız. En iyi arkadaşların aynı zamanda iş arkadaşı olması nasıl bir duyguymuş?

- Yasemin: Ben onları iş arkadaşım olarak görmüyorum. Yaptığımızı da iş olarak görmüyorum.

- Eren: Biz iş arkadaşı olamayız ki! Öyle bir ruh haline girmedik hiçbir zaman. Evet bir iş yapıyoruz, para da kazanıyoruz. Ama "iş arkadaşı" gibi bir kalıbın içine giremedik.

- Cemre: İlk defa bize böyle bir soru soruluyor. Siz sormasanız, böyle bir şey aklımıza bile gelmezdi!

n Sonuçta birtakım sözleşmeler imzalayıp, konserlere çıkıyorsunuz. Konser günü hastalanabilirsiniz, canınız istemeyebilir. Ama o konsere çıkmak zorundasınız. O zaman yapılan şey, zevk olmaktan çıkmaz mı?

- Cemre: Konservatuvarda senelerce klasik bale yaptık. Orada neredeyse askeri eğitimle yetiştirildik! Grubumuzun adını Hepsi değil de "Disiplin" koysak daha uygun olurmuş!

- Yasemin: Okuldaki öğretmenimiz Rus’tu. O yetiştirdi bizi. Herhangi bir durumda kendi kendine; "Yapacaksın" diyorsun ve yapıyorsun.

n Gruba dışarıdan taze kan katılacak olsa tepkiniz ne olur?

- Eren: Tabii ki biz 4 kişiyiz. Dışarıdan biri girmek istese onun önce insani değerlerine bakarız. Bize yakışacak biriyse ona yabancılık çektirtmeyiz.

- Cemre: Ne gerek var! Ben istemem başka birini.

n Özel hayatlarınıza zaman ayırabiliyor musunuz?

- Gülçin: Özel hayatımız yok zaten. Özel hayat olarak duş aldığım ve çantamı hazırladığım zamanları söyleyebilirim.

- Yasemin: Set 22.00’de bitiyor. Sonraki iki saat bizim için özel hayat oluyor.

- Cemre: Geçen akşam Yasemin’le Ortaköy’e gittik. Biraz dolaşalım istedik. Bizim yıllardır hem saçımızla, hem makyajımızla ilgilenen Ahmet Yıldırım tesadüfen taksiden indi. "Sizin bu saatte dışarıda ne işiniz var? Şimdi annelerinizi arıyorum" diye söylendi. Yoldayken aradı, gidip gitmediğimizi öğrenmek için bir daha aradı. 23 yaşına geldik. Saat 22.30 ve Ortaköy’de yürüyüş yapıyoruz. Olay bu yani! Eskiden ünlülerin röportajlarını okurdum. "Özel hayatım yok. Sadece çalışıyorum" derlerdi. Ben de bu cümleyi her duyduğumda "Hadi oradan" derdim. Aaa! Bir baktım; gerçekmiş!

n Biriniz aşık olsa düzen bozulacak mı?

- Eren: Bizim düzenimize ayak uyduracak bir erkekle karşılaşamadık daha!

- Yasemin: Olan da zaten durmuyor, gidiyor!

- Cemre: "Ne yani benimle buluşmak için ajandana mı bakacaksın" şeklinde diyaloglardan sonra özel hayat kalmıyor!

- Eren: İşimiz bizim için o kadar önemli ki; "Sevgilimizi çağıralım da bari işte görüşelim" de demiyoruz.

n Peki istikrarlı sürdürebilen oldu mu hiç ilişkisini?

- Eren: 4 yıl sürdürdüm. Ama sonra o da bitti.

- Gülçin: Ben avantajlıydım. Hepsi grubu oluşmadan önce başlamıştı bizim ilişkimiz. O yüzden ancak iki buçuk yıl dayanabildi bana! "Sen istediğinde mi buluşacağız" ya da "Hep sana mı uyacağım" diye yakınıyorlar. Erkekler bu durumu kaldıramıyor.

- Cemre: "Ne demek senin işin var! Benim de işim var o zaman" şeklinde söyleniyorlar.

Keşke rakiplerimiz olsa

n Müzik dünyasında tek olmak nasıl bir duygu?

- Gülçin: Tek olmanın avantajları var. Bunu önceden de hissediyorduk ve bunun getirdiği bir rahatlık vardı. Zamanla daha da rahatladık galiba! Keşke bizim de yarışabileceğimiz birileri olsa.

n İnsanı tembelleştirir mi bir zaman sonra bu durum?

- Gülçin: Evet.

- Cemre: Bizim yarışımız sadece kendimizle. Buradaki dört kız da gerçekten hırslı kızlar. Canımızı dişimize takıp çalışıyoruz. Bir yandan dans dersleri, diğer taraftan şan dersleri... Birileri çıksa da biz de gaza gelsek!

- Eren: Biz her albümde farklı şeyler deniyoruz. Rakibimiz yok diye aynı şeyleri tekrarlamıyoruz. Çok daha iyisini yapmanın derdindeyiz.

- Cemre: Bizim yaptığımızı yapabilecek biri çıksa tabii ki biz daha da iyisini yapmaya çalışırız.

not:kusura bakmayın sitemle uzun süredir ilgilenmiyorum.artık hayranlık konum harry potter oldu.

grup hepsi ile ilgili

herşey

Hobileri

Eren: boş zamanlarında film izlemeyi seviyor. En büyük hobilerinden birini film izlemek
Yasemin: arabalardan çok hoşlandığını ve en büyük tutkusunun spor arabaları
Gülçin: kitap okumayı çok seven Gülçin boş zamanlarında arkadaşlarıyla dışarıda vakit geçirmekten hoşlanıyor.
Cemre: boş zamanlarında anneannesinin yanında geçirmekten çok büyük bir keyif alıyor.

Takımları

Eren: Galatasaraylı
Yasemin: Fenerbahçeli
Gülçin: takım tutmuyor
Cemre: Beşiktaşlı

Burçları

Yasemin: başak burcu
Eren: boğa burcu
Gülçin: akrep burcu
Cemre: kova burcu

Çizgi filmlere hala merakınız var mı?

Cemre: ben bayılırım. Hepsini hala izliyorum.
Eren: ben şirinler hastasıyım. Eski çizgi
filmler daha güzeldi.
Gülçin: en çok sünger bobu seviyorum.
Yasemin: eskisi kadar yok ama tom ve jerry ve tazmanya canavarını severim.

Annenizin en sevdiğiniz yemeği?

Gülçin: mercimek, kereviz
Eren: yufkanın içinde etli bi yemek yapardı. Bide sütün içine meyve doldururdu.
Cemre: kavurma
Yasemin:brokoli

En sevdiğiniz şarkı?

Yasemin: nedenini sorma
Cemre: nedenini sorma
Eren: çok güzelsin
Gülçin: durdur

Küçükken Noel babadan istedikleriniz var mıydı?

Cemre: pony atlardan isterdim
Gülçin: Noel babayı görmek isterdim
Eren: uyandığımda çam ağacının altında hediye paketleri istedim.
Yasemin: barbie evleri isterdim. Zaten annem almıştı. Halada duruyor.

Neden çocuklar sizi seviyor?

Eren: Doğalız. Birde müzik piyasasında en yakın hissettikleri biziz.
Gülçin: biz yaşıtlarımız gibi içimizdeki çocuğu saklamaya çalışmıyoruz.

Sizi en çok ne korkutur?

Cemre: fiziki anlamda hiçbir şeyden korkmuyorum. Sevdiğim insanları kaybetmekten çok korkarım.
Yasemin: karanlıktan çok korkuyorum çünkü hırsızla karşılaştım karanlıkta. Birde sakat kalmaktan
korkuyorum. Ölümden bile bu kadar korkmam. Sakat kalırsam dans edemem.
Eren: Ciddi sağlık problemi yaşamaktan korkarım.
Gülçin: Yanlış anlaşılmaktan ve yalandan korkarım.

Aşk var mı?

Gülçin: yok.
Eren: var.
Yasemin: yok
Cemre: yok.

GRUP HEPSİ GAZETE HABERLERİ

gr  

grup hepsi

ARKADAŞLAR."GRUP HEPSİ"NİN MSN ADRESİ YOK MAALESEF.O YÜZDEN SİTENİZ VARSA ÖYLE DİYENLERE VE  İNANMASIN.VE BENİM SİTEME GİRENLEREDE İNANMAYIN.

ÖNEMLİ!

SÖYLEYECEĞİM 2 ŞEY VAR 

 

1.ARKADAŞLAR BU SİTEYE GRUP HEPSİYİZDİYE GİRENLER VAR. AMA ONLARA İNANMAYIN SADECE BİR KERE GERÇEK GRUP HEPSİNİN GİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.UZUN BİR YORUM YAZDILAR  VE MSN ADRESLERİNİ SÖYLEDİLER.BEN MSN'Mİ AÇTIĞIMDA CEMRE AÇIKTI VE MSN İLETİSİNDE  BAŞKA BİR MSN ADRESİ KULLANACAKLARINI SÖYLÜYORDU SONUÇ OLARAK ONLAR BENCE GERÇEK GRUP HEPSİ.

2.ARKADAŞLAR  SİTEME GRUP HEPSİYİ BAZI SEVMEYENLER YADA İÇİNDEN BAZI KIZLARI SEVMEYENLER VE KÖTÜ SÖZCÜKLER BULUNAN YORUMLA YAZIYORLAR.ONLARDAN RİZA EDİYORUM LÜTFEN YAZMASINLAR.

hava durumu

grup hepsi anneleri

Hepsi anneleri

                

 
               Fotoğraflar: Sinan ÖZBALKAN                Hepsi anneleri Kelebek, bir ilke imza atarak Hepsi grubu üyeleri ile annelerini bir araya getirdi.

Kelebek, yaklaşan Anneler Günü için özel bir prodüksiyona imza attı ve Hepsi grubu üyeleri ile annelerini bir araya getirdi. İşte, bu çekim sayesinde yoğun programlarından kopup sevdikleriyle vakit geçirme şansı yakalayan Hepsi kızlarının çok özel anları...
Gülçin-Ayser
Annem kadar cesur değilim
- Fotoğraf çekiminde reiki yapıyorsunuz. Anne-kız konseptinde bunu tercih etme nedeniniz neydi?

Gülçin: İkinci seviyede reiki yapıyorum. Anneme yorgun olduğunda, başı ağrıdığında ya da tansiyon problemi yaşadığında reiki yapıyorum. Annem de hiç uyumadığı kadar rahat uyuyor böyle zamanlarda. Ona bir şekilde faydam dokunduğu için mutlu oluyorum ben de.- Nereden aklınıza geldi reiki’ye başlamak?

Gülçin: Küçüklüğümden beri spritüel kitaplar okuyorum. Hayatıma reiki hocaları girdi ve reiki yapmaya başladım.Ayser: Gülçin, reiki sayesinde istediği her şeyi yaptırıyor bana!Gülçin: Yıllar önce bir kitapta okuyup bir şey denemiştim. Tabii ki insanların özgür iradelerine müdahale edilmemesi gerektiğini biliyorum. Neyse yatıyordum. Yerimden kalkmak istemiyordum. Annem de televizyonun sesini çok açmış. “Konsantre olup, anneme bir düşünce göndersem” dedim; “Böylece televizyonun sesini kıssın.” Annem gerçekten de kalktı ve televizyonun sesini kıstı.- Kızınızın herkes tarafından seviliyor olması size ne hissettiriyor?

Ayser: Her zaman gurur duyduğum gibi şimdi de gurur duyuyorum. Çok ukalalık etmeyeyim ama biz alışığız küçüklüğünden beri Gülçin’in başarılarına. 5 yaşından beri piyano çalıyor. AKM’de hem koroda, hem de baledeydi. O zaman da sahneye çıkıyordu. - Hayata dair Gülçin’e verdiğiniz en önemli öğüdünüz nedir?

“Dürüstlükten şaşma ve insani değerlerini hiçbir zaman kaybetme” diyorum.- Annenizle ilgili; “Keşke ben de ... olsaydım” cümlesinde boşlukları ne doldurur?

Gülçin: Annemin elinden bir şey kurtulmaz! Çok da sosyaldir. Ben onun kadar cesur değilim.- Tek çocuk musunuz?

Gülçin: İki tane de ablam var. Üç anneyle büyümüş gibiyim! Bir kere yazlıktayız. “Anne” diye bağırıyorum dışarıdan. Ablam çıktı cama. “Sen değil. Babamın karısı olan annemi çağırıyorum ben” dedim. Büyük ablamla 13 yaş, ortanca ablamla da 10 yaş fark var aramda./_np/0411/5510411.jpgEren-Ayşe
Kızımın ayrı yaşamasına alışamadım

- Eren’in çocukluğunu düşündüğünüzde aklınıza gelen ilk şey ne?

Ayşe: Çok uyuyan bir çocuktu. Hep uyurdu. Ruhsal açıdan çok gelişmiş bir çocuktu. Çocukluğundan beri onu tanıyan herkesten tebrik ve teşekkür aldım. Diyordum ki: “Bu çocuk ne yapıyor onlara da, bu insanlar beni tebrik ediyor!” Arkadaşlarının arasında yapıcı ve ilişkileri güçlüydü.- Siz ne hatırlıyorsunuz çocukluğunuza ilişkin?

Eren: Benden 2 yaş küçük bir kız kardeşim var. O benden daha çok konuşan, sesi çıkan taraftı. Bense susan taraftım. Ama daha hareketli ve kendi çapında biriydim. Kendi dünyam vardı. Siz beni bir bahçenin içinde bıraksanız ben çok keyifli zaman geçirirdim. Çünkü orada yaşadığımı hayal ederdim. Farklı bir hayal dünyam vardı. Cesur bir çocuktum. Bir çok arkadaşımın yapmayacağı ya da yapmaya çekineceği şeyleri yapardım.

- Hangi noktalarda çatışıyorsunuz?

Ayşe: Ben kızlarıma full time annelik yaptım. Galiba anne olmak için gelmişim dünyaya. Çünkü ne yaparsam yapayım hep annelik ağır bastı benim için. Çok düştüm üstlerine. Tabii ki sıkıldıkları zamanlar oldu. Şimdi uzakta Eren. Ama antenlerim ona yönelik yaşıyorum. Bahçemde çiçeklerimle uğraşırken bile aklım onda. Annelik bitmiyor hiçbir zaman.- Uzakta derken, ayrı mı yaşıyorsunuz?

Ayşe: Eren ayrı oturuyor 2 yıldır. İşleri çok yoğun, görüşemiyoruz. Eren’in hayatı kolay olsun diye bu konuda ona destek verdim. Fakat ayrılık çok koydu. Hâlâ koyuyor, alışamadım. Arkadaşlarım bana; “Eren nasıl” diye sorduklarında benim gözlerim doluyor.- Çocuk Eren’in gözünden annesi nasıl görünürdü?

Eren: Şu yaşıma geldim ve annemin daha anne rolünde olduğunu düşünüyorum. O zamanlar annem, birçok kişinin annesinden daha farklı gelirdi bana. Benim annem daha hareketli, daha renkliydi. Çok kahkaha atan bir kadındı. Kimsenin annesinin o kadar kahkaha attığını hatırlamıyorum. - Çocuğunuz şimdi milyonlar tarafından seviliyor olması nasıl bir duygu?

Ayşe: Çok güzel ama ben hiç o tarafını düşünmüyorum. Ben daha çok kızım karnını doyurdu mu, günde bir elma yedi mi, portakal suyunu içti mi derdindeyim. İşin şöhret tarafını hiç duyumsayamıyorum. O hep benim küçük bebeğim./_np/0409/5510409.jpgCemre-Şebnem
Menajerimiz annem ama hiç torpil geçmez

- Küçük kızınızın ünlü bir şarkıcı olması ne hissettiriyor?

Şebnem: Çok algılayabilecek durumda değilim. Çünkü o gelişimin içindeydim. Onlar için açılan kapıların fazlalaşması, onların hayallerine daha çabuk ulaşabilmeleri bizim için bir gösterge. Bayağı bir uğraşmışız. Çok küçücük yaşta istedikleri bir şeydi bu. Çok büyük bir hayaldi. Hayallerini gerçekleştirmiş olmaları beni çok mutlu ediyor.- Siz çocukluğunuzu düşündüğünüzde ilk olarak aklınıza ne geliyor?

Cemre: Ben biraz yaramaz bir çocuktum. Ne yapacağım belli olmazdı. Aklımda hiç Hepsi kızı olmak yoktu! Zaten gruba en son ben katıldım. Kızlar daha çok annemle çalışıyorlardı ve onlar istekliydi bu konuda. 13 senelik arkadaşlarız. Bizde kalırdık. Bütün arkadaşlarımız hafta sonları sinemaya, tiyatroya giderlerdi. Biz evde şan çalışırdık.- Anneniz grubun menajeri. Annenizle aynı zamanda iş arkadaşı olmak nasıl bir şey?

Cemre: Felaket bir şey! Annenizin okulda öğretmeniniz olduğunu düşünün. Arkadaşınız kopya çeker; “Sen niye kopya çektin” der. Siz kopya çekersiniz, direkt müdüre gönderir. Böyle bir şey aynen. Kızlara bir kızılıyorsa, bana beş kızılıyor her zaman. Torpilin ‘T’si bile yok! Her zaman için en çok tuttuğu adamlar diğer kızlardır. “Yasemin

senden çok memnunum.” “Eren zaten senin hiç sorunun yok.” “Cemre senin bu kadar tembel olduğunu bilseydim hayatta seninle çalışmazdım!” Bunlar dışında karşılıklı şımarık bir ilişkimiz var. Tam iki zıt karakteriz ve kameraya çekilecek kadar komiğiz.- Fotoğraf çekiminde annenizin kucağına oturuyorsunuz? Küçük bir kız olma özlemi mi duyuyorsunuz?

Şebnem: Bu tamamen benim koyduğum bir kural. Cemre’nin bir de kız kardeşi var: Dila. Onlara büyürlerken şunu söyledim; “Yüz yaşına da gelseniz ya da nikah masanızda oturuyor da olsanız kucağıma gelmenizi istediğimde kucağıma geleceksiniz!”- İleride anneniz gibi bir anne olur musunuz?

Şebnem: Benden daha kuralcı olur!Cemre: Ben çok fazla kuralcı bir anne olurum diye tahmin ediyorum. Çok fazla planım var çocuğumla ilgili. Baskıcı bir anne olacağım kesin! Kardeşimin canına okuyorum mesela! Annemin izin verdiği şeye benden izin alamıyor. Ama o da bunu okuyunca şımarmasın! Çocuğumun iyi bir insan olmasını isterim ve konu ne olursa olsun verecek bir cevabı olsun! O yüzden de nasıl bir anne olurum Allah bilir!/_np/0413/5510413.jpgYasemin-Nilgün
Annem kokoştur- Çocukluğunuzu düşününce aklınıza ilk olarak ne geliyor?

Yasemin: Annemin anlattıklarından hatırlıyorum; babamın kıyafetlerinin içine, yatağa hep ıspanakları doldurmuşum! Emeklediğim dönemlerde hem de!Nilgün: İşten ayrıldım ve üç buçuk yaşına kadar Yasemin’i ben büyüttüm. Yasemin öğle uykusundaydı. Ama kalkması gereken bir vakit. Ben de ıspanak ayıkladım. Sonra bir şey oldu ıspanakları ayıkladığım kabı yere koydum aceleyle. Bu arada Yasemin’in uyanması gerek ama büyük bir sessizlik! Hemen; “Gidip bir bakayım” dedim. O zamanlar Beşiktaş’taki evimizin uzun bir koridoru vardı. Yerdeki halılar ıslanmış. “Allah Allah ne oluyor” dememe kalmadan, bir de baktım yerde küçük bir ıspanak parçası! Ispanakları takip ederek Yasemin’i buldum! Yatağın içine, yerlere her yere ayıkladığım ıspanakları dökmüştü! Akşam aç kaldık tabii! - Anlaşamadığınız noktalar neler?

Yasemin: Kıyafet konusunda anlaşamıyoruz. Annem kokoştur! Ama ben kokoşluktan nefret ederim. Bir mağazaya gittiğimizde bana çiçekli böcekli şeyler getiriyor annem giymem için. Hiç sevmem öyle şeyleri.Nilgün: Ben daha hanım hanımcık, süslü şeyleri severim. Askılı, abiye, topuklu ayakkabı vs. Ben genç kızlığımda da spor ayakkabı giymezdim mesela. Yine topuklu giyerdim. Feminen bir kadınım ben. Kızımsa spor. Onun bu kadar spor giyinmesi beni rahatsız ediyor. Çünkü giyindiği zaman çok yakışıyor ona askılı elbiseler, topuklular... -

GRUP HEPSİ İLE ROPÖRTAJ (4.)

hepsi kızları ayrı tellerden çalıyor!
'Hepsi' grubunun daha 20'li yaşlarında olan güzelleri bu ayki Cosmopolitan dergisine dert yandı. Gülçin: Eminim ki aldatıldım! Cemre: Ben artık büyüdüm! Yasemin: Sevgilimi ilk gördüğümde ondan nefret etmiştim! Eren: Bazen yalnız kalmak gerekiyor!.
Eren

* Çok yoğun bir hayat yaşıyoruz. Tek başıma kalmayı çok seviyorum ve hiç sıkılmıyorum. Çocukluğumdan beri bu hep böyle...

* Yalnızken müzik dinlerim; çocukken de aynıydım. O dönemde kasetlerim, CD'lerim yoktu. Evde babamın caz ve klasik müzik kasetlerini dinlendirdim. Anneme film kiralatıp onları izlediğim de olurdu. Hiç sıkılmazdım, şimdi de bunları yapıyorum. Evde yalnız kaldığım zaman film izliyorum ya da tek başıma sinemaya gidiyorum. Aslında çok sessiz sakin biri değilim.

* İnsan kendini yalnız bırakmaya zaman ayırmalı. İnsanlar bazı zamanlarda yalnız kalabilmeli, kendini dinleyebilmeli. Çünkü o zamanlarda beyin ve beden depolanıyor.

* Ailemle yaşıyorum, kendi evim de var. Okulumun uzak olması ve çok erken saatlerde okulda olmam gerektiği için bir arkadaşımla eve çıktım. Uyumayı çok sevdiğim için arkadaşımla kalmayı tercih ettim.

* Karamsar biri değilim. Aksine bana Pollyanna bile derler. "Çok iyi niyetlisin. Her şeye gülme" derler... Çok dışa dönük bir insanım rol yapmaktan nefret ederim. Kolumdaki dövmede 'be yourself' (kendin ol) yazılı. Herkesin okuyabileceği şekilde yazdırdım; karşımdaki konuşurken bu yazıyı görsün ve 'kendi gibi olmayı' hatırlasın diye...


Gülçin

* Aldatılmaktan tabii ki korkuyorum. Ama aynı zamanda buna çok da hazırlıklıyım. Herkes herkesi her an aldatabilir. Paranoya derecesinde şüpheci davranmamak gerekiyor. Realist de olmak lazım...

* İnsan bir ilişkide aradığını bulamıyorsa, alışkanlığa dönüştüyse ya da başka birine aşık olduysa aldatabilir. Ama bu sırada eşinden de vazgeçmek istemiyorsa çok eşliliği de seçebilir. Biri yeni aşkı, diğeri de eşi... Erkeklerin kandırılması çok kolay. Erkeklerin zayıf noktalarını hepimiz biliyoruz. Bazı kaçamaklar onlar için aldatma bile sayılmıyor. Kadınlar ise duygusallık arıyor.

* Aldatıldığıma eminim! Tek eşliliğe inanmıyorum. Ama ben tek eşliliği tercih ediyorum. Hiç kimsenin doğasında tek eşlilik yok. Bir insanın hayatı boyunca farklı sevgilileri oluyorsa ya da tanıştığı ilk kişi ile evlenmiyorsa zaten bu tek eşli olmadığını ve başkasını sevebildiğini gösterir. Sadece penguenler tek eşlidir.
* Benim için en önemli şey erkek arkadaşımın dürüst olması. Aldatırsa 'affedebilir miyim' bilmiyorum. Saygı duyarım, belki kabul edebileceğim bir şey olabilir ama önemli olan söylemesi. Söylemiyorsa çok farklı davranırım.

Cemre

* Hiç kimse bana olgun bir kadın gibi davranmıyor. Bana her an her şeyi yapabilecek bir deli gibi davranıyorlar. Halbuki bu kadar deli değilim.

* Çekimlerde "Biraz daha seksi olmaya çalış" dedikleri zaman olgun bir kadın olmuşum diyebilirim. Şu anda bana "Biraz daha seksi bakmalısın" deniliyorsa anlıyorum ki, daha olgun bir kadın olamamışım. Ama genel anlamda büyüdüm, büyüyorum.
* Kadın olduğumu hissettiğim zaman işime devam ediyor olacağım. Farklı bir konsepte bürünüp yine 'Hepsi' olarak devam edeceğiz. Mutlaka çocuğum olmasını da istiyorum. Kadın olduğumda iyi bir ailem de olacak. Hep bunun hayalini kuruyorum.

* Annemin kucağına 40 yaşıma geldiğimde de oturmak isterim. Kaç yaşında olursam olayım her zaman annemden bu ilgiyi bekleyeceğim. Mutlaka sevdiğim insanlar benimle ilgilenmeli.

* Duygusal olarak çok kuvvetli görünürüm ama içimin parçalandığı zamanlar olur. Dışarıya hiç öyle görünmem.


Yasemin

* Son olarak 16 ay önce aşık oldum. İlk görüşte aşk diye bir şey olmadı. Hatta ondan nefret etmiştim. Yumurtayı hiç sevmediğim halde yumurta ile ilgili bir espri yapmıştı bana... Onu tanıdıkça dış görünüşün değil, iç güzelliğin önemli olduğunu anladım. Eskiden bir erkeğin çok yakışıklı olması benim için önemliydi. Şimdi sadece insan olsun yeter. Tecrübelerimden çok şey öğrendim.

* Zor bir işim var ve o da bana ayak uydurması gerektiğini kabul ediyor. Bu bile benim için önemli. Destek olunca her şey daha kolay oluyor. Seni her türlü kabul eden ve her zaman yanında olan bir adamla berabersen gerçek aşkı yaşıyorsun demektir.

* İlk aylarda ayaklarım yerden kesildi. Sonra 'dur ne yapıyorsun bir işin var senin' dedim... 1-2 ay sonra her şey düzene girdi. Her gün görüşüyoruz ama buluşmadan önce hâlâ benim karnım ağrıyor.

* Bir erkeğin ses tonu beni etkileyebilir. Çoğu erkek temizliğine ve bakımına özen göstermiyor. Ellerine, yüzüne ve dişlerine dikkat etmeyen bir erkekle asla beraber olamam. İyi bir aile yaşamının olmasını isterim. Ne sürekli gece kulüplerine gidip eğlensin ne de asosyal olsun. İkisinin dengesini kurması çok önemli. Onun yanında kendimi güvende hissetmem için düzenli bir hayatının olması lazım.

* O beni aldatırsa ya da ben onu aldatırsam ilişkimiz biter. Ama ikimizin de böyle bir olayla karşılaşacağımızı sanmıyorum. O güveni bana verdi. Yaptığı her şeyden haberim